-calismam gereken sinav,yapmam gereken sunum,3 gün icinde bitirmem gereken kitap,yakin zamanda yapilmasi gereken bir basvurum varken,ben ne yapiyorum biliyor musun; deli gibi yeni cikacak dergi icin ebis cübüs seyler yaziyor,imgeleme yapcam diye her satirin anasini aglatiyorum. resmen "rahat birak beni" diye agliyor klavye,bildigin gibi degil. hayir,ise yarasa deger de..iste..
-yeni cikacak olan dergi kocaeli'nde edebiyat okuyan arkadasa ait.. sen de yazar misin dedi,olur dedim. pek is görmez benimkiler ama baksinlar. begenirlerse okusunlar,begenmezlerse "biz sizi arariz" desinler. ya da hic ugrasmadan "ne bu allesen,olmaz bu"diyip reddi ceksinler.
-"kurul karari" da nasil agiz dolduruyor yalniz. böyle kodomanlar canlaniyor insanin gözünde. ama canlanan sey gercekle uyusmayinca cok fecii oluyor insan. oluyor böyle seyler bende.
-the do-on my shoulders sarkisinda "ttttss" diyecegi zamani nasi kolluyorum bilemessin. bi de bir sürü versiyonu var,hepsi de ayri güzel. tüm gün dinlesem,gik demem. ama üc gün sonra dersem,cok yazik etmis olurum bence.
-muz suyu iciyorum bu günlerde. acayip güzel bi tadi var. bildigin muz evet,ama ne bileyim,muz suyu icince sanki daha bi baska oluyor..
-ben zaten muzlu dondurmayi da severim.
-simdi buralarda "weinachten" zamani. bildigin yilbasi. ama bunlar tabii 3 ay evvelden kutlamaya basliyorlar. alakayi cözemedim,sorma onlar da bilmiyor zaten.. yalniz yilbasina gelene kadar ha babam karnaval var. karnaval diyince renklenmesin dünyan;öyle brezilya vari degil. simdi kafanda bir hans ciz. alman tabii ki,sari,ayimsi bir sey hafiften. bir de bunun eline bira koy tabii. onsuz olmaz. ardindan bundan farkli renklerde bin küsüratli adam olustur kafanda. ayni sekilde helga'lar düsün. sonra tüm bu kisilerin tani tanima,sirf ordasin diye seni öptügünü hayal et. böyle bi hans,acmis kollarini sana dogru geliyor. simdi sorarim,nasil bi karnaval anlayisidir bu? her yerde böyle degil tabii ama,ben kendi gözlerimle gördüm abicim,hic laga luga dinlemem. yok yahu televizyondan,kimse öpmedi beni cok sükür :)
-aslinda bi üstte diyecektim ki,bu weinachten zamanlari,buralara sabit büfeler falan koyarlar. sabit durur onlar orda bu süre zarfinda. hic kalkmaz. bunlarin en yaygini sicak saraptir. ben icmem efenim,o sebeble bilmem nasi bisi. kokusu cok pis carpiyor beni. vallahi migdemi bulandiriyor.neyse,digeri waffle dedigimiz olay ki,bunun kokusunu da pek begendigim söylenemez. ama idare eder.sonraa sonra.. benim yemelere kiyamadigim,yerken kendimden gectigim,manevi cennetimi yasatan olay;mutzen. o nasil bir pamuk'umsu,tatli hafiif bir seydir yavv.. hergün sirf onun icin taa carsinin icine kadar yürüyorum. hic gocunmadan. aslinda bizim pisilere cok benziyor ama daha hafif. bildigin hamur,yagda kizarior,sonra üstüne pudra sekeri. enfes bisi. yemedim deme bence,imkanin olursa.
-yeri geliyor,anlatmak istedigim seyi kafamda kurup kurup birakiyorum. ama öyle hemen sak diye degil,önce kendime güzel bir iskence cektiriyorum. dilime kadar getirip,icime geri saliyorum. o sira icimde kiminle savastigimi bilmiyorum ama,konu degisir ve benim söyleyecegim sey icimde kalirsa seviniyor,agzim acillip dillendikten sonra ise,ah bee,scheiße! diyip debeleniyorum.
-evet scheiße diyorum. ve hicbir kelimeden bunu söyledigim kadar haz almiyorum. böyle bastira bastira,icimin yaglari eriyor.
-resmen almanci oldum.
-beni arayip sormasini coook cok istediklerim,ama yüz vermeyenler,beni bi müddet sonr arayip da,aslinda hep aramak istediklerini söylediklerinde veya sürekli benimle irtibatta kaldiklarinda,acayip bir sekilde onlardan soguyorum. nedense bi ulasilamazlik,yani "hayranlik" duyduklarima cok da güzel hava bastigim oluyor sonralri. "sevgi" dedigimiz olayda buna ihtiyac yok tabii. ama platonik zamanlarda da insan hayran oldugu kisi tarafindan sürekli görünmek farkedilmek istemiyor mu? bal gibi istiyor. iste ben o evrede,yani o farkedilen kisimda,ya da sonrasinda,muhabbet rayina oturduktan sonra yani,nedense dönüp arkami gidesim geliyor. sonra ne kadar da karmasik fakat aslinda cok da alisik bir ifade süzülüyor "öyle abarttigim kadar da cok sey degilmis yahu"
-bazen elimin körünü istedigimin farkina variyorum.
-bir iliskilde merak denilen temel icgüdü _ya da adini sen koy_'nün varligindan söz edilmiyorsa,taraflarin acilen askidan montunu alip gitmesi gerekir.
-ben bazen otobüste insanlarin kafasindan gecen cümleleri tahmin etmeye calisiyorum. bir kresinde pulat'la düblaj yapmistk karsimizda höbölöböl diye konusan iki insandan.. acayip eglenmistim. bi de mesela,yanimda biri yürüyor ise,istikamet de ayni olursa,ben istemsiz bir yaris haline giriyorum. kosmak yasak,kosar adimlar olabilir. eger yenilirsem,kendimi cezalandirmiyorum ama kazanirsam,nasil mutlu oluyorum anlatamam. sonra bi de farkediliyor mu
diye ara ara bakiyorum. simdi böyle anlatinca cok mal oldu ama,ben yasarken böyle olmuyor.
-how i met your mother,anlayana iliski icin toplumsal mesajlar veriyor. nasil da üstü kapali yapiyor ama cakal..
-Why would I carry such a weight on my shoulders ?
Why do I always help you carry your boulders ?
You wonder why I carry such a weight on my shoulders
And why would I tttts such a load
ttttss.



